July 2, 2014

Bilişim Sektörüne Yeni Girecek Dolandırıcılar İçin İş Yapma Kılavuzu - I

Bu blog yazısında dolandırıcılığın ne kadar kötü bir şey olduğunu, yalan söylemenin akıllı insanlar ile çalışırken neden işe yaramadığını anlatmak amacı güdülmektedir. Bilişim sektörüne yeni adım atan genç beyinlerin dolandırıcıları hızlıca anlaması için yazılmış olan ironik bir yazıdır. Kullanılan dil, çift kişilikli bir bireyin düşün sistemine uygun olmasına gayret gösterildiği için zaman, mekan ve tekil-çoğul şahıs kavramları karma karışık, iç içe girmiştir. Yoksa dolandırıcılık tü kaka pis bir şeydir. Bu yazıdan esinlenerek kurulacak dolandırıcı şirketler üzerinde köşeyi dönmedikleri sürece hiçbir hak iddia etmiyor ve sorumluluk kabul etmiyorum. Ha biz voleyi vurduk diyen olursa ayrıca konuşalım şekerim derim.

Bilişim Sektöründe Dolandırıcılığa Giden Yol :

Bölüm I - Giriş, Gelişme ve Çöküş :

Adım I

1) Öncelikle ihtiyacınız olan siz ve yanınızdaki yardakçınızdır. Her ikinizin de ultra güçleri olduğunu, çevrenizdeki herkesten daha akıllı olduğunuzu sakın ola aklınızdan bir an için çıkartmayın. Köylülüğünüzü, sınıf atlama çabanızı sakın ola belli etmeyin. Bunun için ilk ihtiyacınız olan, bir kaç koli daha önce kapağı hiç açılmamış kitap ve Apple marka laptoplar. Sık sık, sağda solda karşılaştığınız ve yükselen yazılım trendleriyle alakalı olduğunu düşündüğünüz terimleri kullanın. Misal JSON, XML, NoSQL gibi. Siz anlamıyorsanız zaten kimse bunları anlamıyor demektir, korkmadan kullanın.

2) Bu işin olmazsa olmazı bir ajans kurmaktır. Çok havalı bir isim koyarak yıllarca ortaya bir tane dahi ürün çıkartamadan sadece hayal satarak geçiminizi uzun bir süre boyunca sürdürebilirsiniz. Ancak ajansı kuracağınız zamanı iyi ayarlamanız gerekiyor. Doğru zaman genelde sonbahardır. Hem IKEA indirime girer, hem de üniversitelerin açılmasıyla üç otuz paraya çalıştırarak iş yaptırabileceğiniz öğrenci sayısı etrafta artar. Fırsatları değerlendirmeniz gerekli, acele etmeyin doğru zamanı bekleyin. IKEA tarafından yapılan indirimler sayesinde bolca skimsonik masa sandalye alarak tutacağınız iş yerine girerken çevreye de ne kadar çok "malları" varmış efekti yaratabilirsiniz.

3) Dikkate değer bir hayat hikayeniz olmalı. Ülkenin en iyi bir kaç üniversitesini bırakıp sonunda bir diplomayı almak için ne kadar çok çalıştığınızı çok zeki olduğunuzu refere ederek durmadan anlatın. Ha bu arada yardakçınız da en az sizin kadar başarılı olmalıdır. Önemi yok, kimsenin kimseye diploma sorduğu yok, atın gitsin uzay mühendisi filan da olabilirsiniz. Zekanızla kandıramayacağınız kimse yok çekinmeyin, uçun uçabildiğiniz kadar.

4) Rakıdan şaraba, Tıptan, gizemli ilimlere kadar her şeyden oldukça iyi anladığınızı, bu konulardaki bilgilerinizi çok okumanıza borçlu olduğunuzu her sohbette insanları bıktırıncaya kadar söyleyin. Eğer karşınıza bu konuların birisinde sizden daha yetkin; özellikle akademik eğitim almış birisi çıkarsa, "ben senden daha büyüğüm en az 10 yaş var aramızda, tamam mı?" mottosunu kullanın. Yine yemezse bu maçı erteleyin, siz akıllısınız, bir şekilde karşı tarafı sıkıştıracaksınız. Unutmayın kimse sizden iyi değil, olamaz. Siz Alfa erkeğinin bütün özelliklerini taşımalısınız, genetiğinize ihanet etmeyin! Bu insan sürüsüne liderlik etmek için geldiniz!

5) İş almanız sizin bu dolandırıcılık çarkını döndürmeniz için son derece önemlidir. Bu nedenle tek bir proje ile sakın yetinmeyin! Üst üste 5-6 tane proje alın, kafanızdan bir teslim tarihi verin ve ödemeleri toplamaya bakın. Unutmayın, yazılım ekibi de dahil olmak üzere hiç kimse bir projenin geliştirme, test ve teslimat için ihtiyaç duyduğu zamanı sizden daha iyi bilemez, ölçekleyemez. JSON konuşulan topluluklara takılıyorsunuz siz bir kere! Kim sizden daha iyi olabilir ki?

6) Sektör hangi yöne kayıyorsa siz de oraya doğru kayın. Şirketinizin hiç olmayan ürünlerine "Mobil","Responsive","Platform Bağımsız","Yüksek Ölçeklenebilirlik" gibi çekici ve trend kavramları bir şekilde ekleştirin. Bu arada ikinci bir öneri olarak Web 2.0 ile birlikte sektöre giren prefix ve suffixleri de kullanabilirsiniz. "ly","io","seek" gibi. Ürününüzün adı bir nebze Japon kerhanesi işletme tabelasına dönüşüyor gibi görünüyor olabilir ama işte anlamıyor kimse sizi. Erişemezler sizin bilginize... Hem insanlar anlamadıkları şeye ilgi duyup incelerler. İnsanların bu "bug"ını kullanın. Misal sizi de ciddiye almadıkları halde bu merakları sayesinde sizi karşılarına alıp konuşturabilir insanlar. Onlar, folloş olmuş beyninizin bir iğne ucu kadar ışık sızdırıp sızdırmadığını merak ederken siz onlara projelerinizi satabilirsiniz. Yüce Thor! Çok akıllıyız! Gördünüz mü bir pazarlama harikası daha! Demiştim Sizden daha akıllı kimse yok, olamaz!

Adım II

Buraya kadar kritik bir çok eşiği aştınız, hatta birkaç tane proje de aldınız. Bundan sonra ikinci aşamada yapmanız gerekenleri dikkatlice okuyunuz. Zira en az 5 yıl boyunca bu sektörde yürümeniz için yapmanız gerekenlerin tamamına yakını bu başlık altında toplanmış durumdadır.

7) Artık "General Manager", "Ajans Başkanı", "Mal Sahibi", "Mal Müdürü" sizi kesecek unvanlar değil. Kendinize şöyle havalı, kimsenin daha önce kullanmadığı bir unvan yaratmalısınız ve bunu yaratırken de üstün, anadilinizden çok daha ileri derecede bütün etimolojisine hakim olduğunuz yabancı dilleri kullanabilirsiniz. Misal "Intelligent Business and Product Developer" olabilir... Ama olmaz "developer" ne öyle siz maho musunuz? Hem Alfa baskın karakterinizi ve işin hakimiyetinin sizde olduğunu da belirtmeli bu unvan... Bir nevi hiç görülmeyen büyük patron, Godfather gibi değil mi? Ay çok heyecanlı! Buldum galiba : "Intelligent Business and Product Development Manager". Ay resmen EGO! Bu unvanı kartınızda gören müşterilerin ruhları, sizin ruhunuz önünde diz çökecek, hizaya gelecek. Ne derseniz doğruluğunu sorgulamadan kabul edecek! Sakın ola yardakçınızı unutmayın, beraber yürüdünüz siz bu yollarda!

8) Fark ettiğiniz üzere "seviyeyi" bir tık yukarıya taşıdık. Artık öyle "çoluk çocuğun" yaptığı e-ticaret projeleri filan sizin harcınız değil. Bu kadar bilgi, donanım ve zekayla artık uluslararası arenaya atılmalı, dünya çapında projeler yapmanız gerekmekte. Hemen, bir eskizden fazla olmayacak bir plan yapın. Sizin beyninizdeki nöronlar her türlü kompleks iş planını saklamaya yetecek kapasitede zaten. Nasıl bir proje acaba? Hımm... Trendler... Trendler... Hem Mobil, hem sosyal hem de çok karlı bir iş modeli bulmalıyız! Reklamcılık sektörü yükseliyor... Buldum! Mobil platformları kapsayacak sosyal medya ile iç içe girmiş hedef odaklı bir reklam servisi! Anlatamazsınız insanlara çünkü sizi anlamayacaklar, o yüzden detayları anlatmakla zaman geçirmeyin. İsmini koyun gitsin. (Bkz: Madde 6)

9) Siz bu işin teknik detaylarıyla boğuşacak birisi değilsiniz. Bir PHP yahut Python developer bulun, hem ucuz hem de bol. O size kullanmış olduğu toolların bu işin için doğru olduğunu anlatırken her şeyi anlıyormuş gibi yapın ve bildiğiniz bütün teknik terimleri kullanarak sorular sorun. Görüşmenin sonunda ona güvendiğinizi belirtin.

10) Aslında işe alım sürecini biraz atladık. İş görüşmelerindeki anahtar nokta karşınızdakine hayal dünyanızı anlatmanız. Çalıştığınız arkadaşları aileden birisi gibi gördüğünüzü, iki ay içerisinde beklediğiniz projeleri aldığınızda piyasanın 3 katı ücretle çalışacağını söyleyin ve mutlaka rakamı döviz cinsinden telaffuz edin. Çok seksi ve inandırıcı oluyor. Hem karşınızdaki sıradan bir geliştirici, bildiğin "amele" size küçücük mikroskop altında dahi görünmeyecek kadar küçük beyniyle nasıl inanmayabilir ki?

Bu ikinci maddedeki döngüyü 4-5 yıl kadar tekrarlayın. Eğer büyük bir şehirdeyseniz, sektörde size bu süre zarfınca yetecek iş gücü mevcut. Ay şu "güç" kelimesini şu çalışanlarla aynı cümlede kullanırken bile tiksiniyoruz değil mi? Ama yapacak bir şey yok... "Workers"... Belki de "madafaka slaves" diyebiliriz... Ama sağda solda "çalışma arkadaşımız", "co-worker" filan demeliyiz! Çünkü hem bilgili, hem zeki, hem terbiyeli hem de uluslararası bir konumdayız artık. Çalışan ne yhaaa! Çok banal!

Adım III

Evet 5 sene sonunda işler iyice boka sardı değil mi (Oh shit! Ne dedim ben özür dilerim!)? Bir yandan biriken, 3 ayda teslim edilmesi gerekirken 1 yıldan fazla elinize, yüzünüze bulaştırdığınız projeler, bir yanadan da maaşlarını ödemediğinizi (aslında ödedik abi, iki ayda 500TL hatta bazı aylar 900TL bile verdik) iddia eden çalışanların işten ayrılmaları. S.O.S nedir biliyoruz, unutmadık! (He ya Attila İlhan tabi ki de sizden başkası anlayacak değildi!) Şimdi bu bölümde işleri toparlamak adına izlenecek yolları sırasıyla adım adım anlatacağız.

11) Evet dostum tıkandık, bunu kendimize itiraf etmeliyiz. Aslında buna da gerek yok biz zaten yeterince gerçekçiyiz. Kendimiz bile kendimize akıl verecek kadar seviyede değiliz! En iyisi biziz! Hemen yine skimsonik bir eskiz ile paçayı kurtarma planı yapalım ve beynimize atalım, nasıl olsa bedava!

12) Bu işe yıllarını vermiş, sektörde geri planda duran ama adı saygıyla anılan birisini bulmalıyız önce. Bu kişiye aslında çok iyi niyetli insanlar olduğumuzu ama hep yanlış insanlar ile çalıştığımızı, kazıklandığımızı anlatmalıyız. Çok büyük projeler düşündüğümüzü, bunları gerçekleştirmek için bu kişi gibi değerli kişilere ihtiyaç duyduğumuzu söyleyeceğiz. Bu konuda karşı tarafta etkin bir izlenim bırakmak ve muhtemel soru işaretlerini kaldırmak adına bir profesyonelden yardım alabiliriz. Örnek :

Unutmayın, el, ayak, göt öpmekle ağız aşınmaz.

13) Peki biz bu kadar akıllı, bilgili, ultra güçlere sahipken bu kişi bize ne sağlayacak? Ah, tabii haklısınız global ürünler üzerine düşünürken bu tarz detaylar ile uğraşmanız zaten doğal değil... Neyse anlatalım da bizden daha zeka seviyesi düşük insanlar da anlayıversinler, yazık akıl fukaraları işte "herkes şanslı doğmuyor".. Bir süredir üzerine düşündüğümüz global skimsonik reklam servisimizi artık bir akademik ortamda geliştirmemiz gerekiyor. Eee bir "Teknopark"a adım atmamız için önce bu ürünün "SRS"i, kağıt üstündeki bir çok terimlere boğulmuş proje dosyası yazılmalı ve bütün bunlar için bir "Ar-Ge" süreci geçirmeli. Elbette biz uğraşmayacağız salakmısın yha... Biz bu işlerin adamı değiliz! Hem sonra bir sürü akademisyenin karşısına çıkıp savunma vermek filan, ay şimdi bayılcam! Yeni "sanal ortağımız" halledecek bu işleri! Ha bir de bir süredir madafaka slave eksikliğimiz var. Onları da bu yeni "sanal ortağımızın" ajandası vasıtasıyla bulabiliriz. Ay resmen beynim burnumdan dökülecek! Akıla bak, ne kadar güzel bir plan! Ay şimdi "SRS"i merak etmiştir kahrolası akıl fukaraları: "Software Requirements Specification" kavramının kısaltılmış hali, ayrıca bir de "SDD" var siz nereden bileceksiniz... Ay bunaldım size akıl vermekten!

14) Sadece iş alamamak değil, bir süredir devleti dolandıra dolandıra iş yaptığımız için biriken vergi borçlarımızdan ve cezalarından kaçmak için de "Teknopark"a geçmeliyiz. Hemen eski taktiklerimizle bu yeni "sanal ortağımızın" ajandasındaki sektör amelelerini ekibimize dahil ediyoruz. (Bkz: Madde 10) Evet, yeni bir hakimiyet sahası, yeni bir klan! Hemen madde 3 ve 4 döngüsüne giriyorsunuz. Bunlara ek olarak hemen, istediğiniz anda metrekaresi 50 USD/ay (ay anlamadı yine salaklar, ABD doları, United States Dollar!) ile silikon vadisinde ofis açabileceğinizi, arkanızda orada bilişim alanında kariyer sahibi akademisyenlerin olduğunu filan da anlatırsınız, oh my lord, it's so excited! Yhaa size mi anlatacağım zaten mesleğiniz bu. Benim ki de şapşallık işte, özür dilerim.

15) Bu klanı büyütmek adına hiçbir şeyi yapmaktan kaçınmayın. İnsanları ailelerinden, çocuklarından, rahat yataklarından edebilir dağın başına getirip çalışmalarını sağlayabilirsiniz. O güç sizin içinizde var! Çok akıllısınız, çok yeteneklisiniz, çok akıllısınız! Eski deneyimlerimizden de bildiğimiz üzere, bir kere bu girdaba girdiklerinde sürekli vaatlerle oyalayabilir, arada patronculuk yapıp 3-5 kuruş para vererek mutlu eder, rahatsızlıklarını öteleyebilirsiniz. Bildiğin primat değiller mi zaten, kafese girmiş bir kere. Çekirdek de versen elma da versen yerler, ipler bizim elimizde nasılsa! Bize itaat edecekler! Aklımızın, bilgimizin ve şu erişilemez, engin ruhumuzun önünde diz çökmeliler! Ay beynimiz burnumuzdan akmazsa iyi... Nasıl taşıyor bu kafatası bu kadar beyni içeride!

İkinci Bölüm: Yeniden Diriliş

Coming Soon...

(Ay anlamadı akıl fukaraları yine "çok yakında" demek ayol. Şimdi gidip organik tarım ürünlerimle çeşitli otları birbirine katıp yemek yapmam ve bunu masadaki herkese anlatmam lazım... Ayrıca da iğreniyorum sizden, ilk fırsatta kıçınıza tekmeyi vuracağım.) Choq sheqilsiniz yha hamına

  • LinkedIn
  • Tumblr
  • Reddit
  • Google+
  • Pinterest
  • Pocket
Comments powered by Disqus